Tespih Ağacının Gölgesinde

Bülbülü öldürmek
zamanında 10 yaşlarında olan Scout Tespih Ağacının Gölgesinde ise; 20 yılın ardından büyümüş, kendi ayakları
üzerinde New York da yaşayan bir kadındır. Romanda artık olgun bir kadın olan doğduğu
büyüdüğü topraklara yaptığı ziyaret anlatılıyor.
Henüz iki
yaşındayken annesini kaybeden Scout kardeşi Jem ile birlikte çok sevdikleri
avukat babaları tarafından yetiştirilmişlerdir. Yaşadıkları bölge özellikle
olsa da tüm Amerika o dönem Beyaz-Zenci ayrımcılığını en zehirli biçimde
yaşamaktaydı. Irkçılığın büyük kentlerde artık belirgin bir şekilde görülmediği
20 yılın ardından ise küçük kentler özellikle Güney Amerika henüz bu zehri
içerisinden atamamış ve hatta Zencilerin kamusal alanlara girişini azaltmak
maksatlı topluluklar kurmuşlardır. Yaşadığı
büyük şehirden doğup büyüdüğü memleketine ziyaret için gelen Scout ise bir anda
inanıp güvendiği bütün her şeyi yıkacak bir gerçekle sarsılacak, gözünde
ilahlaştırıp inandığı değerlerin sorgusuz en doğrusu olduğuna güvendiği babası
ile vicdan ayrılığına düşecektir. Aslında düştükleri bu ayrılığın ise artık
yaşadıkları ve öğrendikleri şeylerin farklılıklarından kaynaklandığını öğrenmesi
ise minik Scouta bir ömürlük ders olacak ve babasının insaniyetini kabul etme
fırsatını sunacaktır.
Tespih Ağacının
Gölgesinde aslında büyüdüğü çevreden ayrılıp başka topluluklarla yaşama fırsatı
sunulmuş herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir roman. Giden insan ile
dönen insanın farkı ve aslında değişimin ise doğallığın bir parçası olmasının
ve gerekliliğinin bir kanıtı. Anlatılan ırkçılık Zenci Beyaz ayrımı olsa da
milliyetçilik denen kavram birçok insanın iliklerinde süzülüyor.
Harper Lee bu hikâyede
de insan yüreğine hitap etmiş ve anlayan insan nasıl olmalı onu gözler önüne
sermiş. İki günde okuyup bitirdiğim için mutsuz olduğum nadir romanlardan çünkü
Lee’nin devamı yok.
"Her insanın bekçisi vicdanıdır, kolektif bilinç diye bir şey yoktur."
"Çirkin bir sözcük olan ön yargı ile tertemiz bir sözcük olan inancın ortak bir noktası var. İkisi de mantığın bittiği yerde başlar."