Merhabalar, ben Kübra.
Kitapları ve kitap okumayı çok seviyorum. Kitaplar benim yol arkadaşlarım ve bazen de çıktığım yolculuklardır. Küçüklüğümden beri her türlü alanda kaliteli olduğuna inandığım kitapları okurum. Okuyup genelde de olumlu düşüncelere sahip olduğum kitaplar ile ilgili yorumlarımı mümkün olduğunca spoilera bulaşmadan yazıyorum. Yazma amacım okuduğum kitapları unutmamak iken bir taraftan da ne okusam diye düşünen arkadaşlarıma fikir olmaya evrildi. Kenara köşeye de ruha gıda kendi çektiğim fotoğrafları serpiştirdim, umarım keyif alırsınız.

Mutlu okumalar!

29 Kasım 2021 Pazartesi

Bir Dinazorun Anıları

 Bir Dinazorun Anıları

Bir Dinazorun Anılarını okumak, Mina Urgan'ın hayatından, Türkiye'nin neredeyse 100 yılına hem siyasi hem de edebi bir bakış atmayı sağlıyor. Henüz Cumhuriyet'in kuruluşunun ilk yıllarında doğması sebebiyle Türkiyenin içinde bulunduğu geçiş ve inkılaplar sürecini bulunduğu yüksek sosyete çevresinin de katkısı ile birebir yaşamış bir akademisyen Mina Urgan. 

Kendisinin de edebiyata olan öz tutkusu ile birlikte edebi çevreye olan ailevi yakınlığının da katkısıyla birçok alanında ünlü sanatçı ile tanışma ve arkadaş olma fırsatı yakalamıştır. Kitabında öğretmeni Halide Edip, yakın arkadaşları Abidin Dino, Necip Fazıl ve Yahya Kemal,  ney sesinine aşık Neyzen Tevfik, şair Sait Faik, ve erken yitirilen yazar Ahmet Haşim'e dair kişisel anılarına da yer vermiştir. Hikayeleri, şiirleri ve romanları ile büyüdüğümüz onca sanatçının günlük hayatına dair kısa hikayeler okumak Mina Urgan'ın anılarını topladığı bu kitaba olan yoğun ilgiyi açıklıyor bence. Fakat, yazarın özellikle de Atatürk henüz hayattayken yaşanan olaylara birebir tanıklık etmesi ve aile çevresi dolayısı ile Atatürk ile vakit geçirebilmesi anılarını okumaya ayrı bir zevk ve renk katmıştır. 1930'lu yıllarında Atatürk'ün devrimleri ve ona inanan insanların süregelen çabası ile gelen değişim ve toparlanma süreci de anılarla birleşerek çok yalın bir şekilde yansıtılmıştır.

Yazarın anılarını aktarmaya başlaması sırasında 80 yaşını aşmış olması da anılarına bakış açısını şekillendirmiştir sanırım. Mina Urgan, hayata mutlu ve umutlu gözlerle bakan, gençliğinden alacağını almış, pişmanlık yaşamamak için onurlu bir şekilde yaşamaya gayret göstermiş bir dinazordur. Dinazor olmaktan da her geçen gün sevdiklerini o malum yolculuğa yollamak olmasa çok memnundur. İnsana dair, hayata dair, yaşlılığa ve gençliğe dair görüşleri hala diridir. 

Kitapta aslında beni çok olumlu bir şekilde etkileyen diğer şey ise yazarın eğitimci kimliğinden ötürü kullandığı dilin oldukça sade ve anlaşılır olmasıdır. Anıları gayet organize bir şekilde şekillendirip okura sunmuştur. Buna ek olarak kitabın Türkiye'deki siyasal değişim ve işleyişe dair bir özet sunması, yazarın da sosyalizmin düşünsel olarak dürüst bir savunucu olması da kitaba karşı bir yakınlık duymamı elbette sağlamıştır. Keyifle ve bir çırpıda biten bir biyografi! Şimdi sırada dinazorun gezileri okumada!

25 Kasım 2021 Perşembe

Güzellik Bir Yaradır

 Güzellik Bir Yaradır

Açıkcası, Güzellik Bir Yaradır olmasa aklıma Endonezya ile ilgili bir kitap alıp okumak gelmezdi. Üstelik, kitabın ismi de pembe kuşak dizilerini yansıtır derecede yanıltıcıyken. Ben bu kitabı okuma şansını yine dinlediğim bir podcast üzerinden tavsiye ile elde ettim ve Eka Kurniawan tarafından yazılmış mükemmel bir romana şahit oldum.


Eğer siz de bir Gabriel Garcia Marquez hayranıysanız ve değişik kültürlere ilgi duyuyorsanız bu kitabı okumanızı kesinlikle öneririm.  Eka Kurniawan, Endonezya tarihi ve kültürü ile epik ve büyüleyici hikayeleri o kadar güzel harmanlamış ki yaklaşık 100 yıllık tarihinin içerisinde fahişe Dewi Ayu'nun hayatında kayboluyorsunuz. Doğdugu günden beri güzelliğini bir yük gibi bedeninde taşıyan Dewi Ayu, erkeklere karşı olan savaşı ve hayatta kalma mücadelesinde de güzelliğinin bedelini kullanmayı ihmal etmez. Ailesine dadanan laneti kaldırmak için 20 yıldır uyumakta olduğu mezardan kalkar ve yine kendisi gibi Güzel kızlarını ve Güzel kızını korumaya koyulur. Fakat ölmek üzereyken tuttugu son dilek gerçekleşmiştir ve Güzel isimli kızı gün yüzüne çıkamayacak kadar çirkinliği ile meşhurdur.

Aşk, gizem, intiham, efsanevi haydutlar, hayalet komünistler ile büyülü bir gerçeklikte Endonezya. Halkın yaşadığı değişimler ve birbirinden fantastik olaylar ile bezenmiş üç kuşaklık bir hikaye.