Toplumsal Cinsiyet Yanılsaması
Psikoloji alanında doktorası bulunan ve şu anda da etik değerler üzerine çalışmalar yürüten Cordelia Fine'ın cinsiyet yaklaşımları tartışmalarını birçok araştırmalar ve deneyler çerçevesinde toparladığı kitabı Toplumsal Cinsiyet Yanılsamasına fikirlerine değer verdiğim bir gazetecinin önerisi ile okumaya başladım.
Kitapta genel olarak cinsiyetler üzerine belirlenen rollerin nasıl beynimizi etkilediği anlatılıyor. Konu ile ilgili birçok örnek var fakat bunların sadece birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum.
Matematik, mühendislik ve mekanik gibi erkeklerin başarılı olduğu yanılsaması oluşturulmuş konularda kadınların ve erkeklerin farklı koşullarda başarıları ölçülüyor. Testlerden önce kadınlar eğer sterotipsel yanılgılarla doldurulursa testten ortalamada erkeklerden daha başarısız olduğu fakat bu yanılgılar yerine alanında başarılı kadınlar gösterildiğinde en az erkekler kadar başarılı oldukları saptanmış. Benzeri yanılsamalar erkekler için de mevcut tabi ki. Mantık ve sezgi gibi kadınların üstün oldukları dayatılan alanlarda en az kadınlar kadar başarılı oldukları bulunmuş. Görünen o ki kadın ve erkek beyninde 'üstünlük' ve ya 'becerisizlik' cinsiyete bağımlı değil aksine toplumsal dayatmalara ve algılara özgü.
Bir diğer yanılgı ise henüz daha bebekken çocuklarımızı nasıl örtülü cinsiyet ayrışmasıyla doldurduğumuz. Çoğu insan bunu kabul etmemekle birlikte çocuğunu da nasıl 'eşit' yetiştirdiğinden bahseder fakat toplumsal cinsiyet ayrımları oldukça maalesef bebeğinize yoğunlukla mavi rengi giydirmeniz bile onun kafasında kendini erkek olarak oturtmasına ve dolayısı ile erkeklere özgü konularla ilgilenmesine yol açar. Çoğu kızın oyuncak bebeklere ve çoğu erkeğin ise kamyonlara olan düşkünlüğü elbette kendileri bebekken yaptıkları bir tercihten ziyade anne ve babalarının onlara bu oyuncakları daha fazla sunması değil de nedir? Fakat göz ardı edilen gerçeklerden biri bebeklerin hareket halinde olan oyuncaklara ilgi duyması ve ayna nöronların da etkisiyle kendini bakıcı role atamasıdır ve bunu tüm bebekler yapar.
Araştırma dünyasında kadın erkek rollerinin benimsenmesini biyolojik farklılıklara atamak isteyen belirli bir güruh olması ve inandıkları gerçekleri sadece kanıtlamak adına hipotezler sürmeleri kendini gerçekleştirmeye zorlanan bir kader gibidir. Bu araştırmaların çoğunun bilimsel kanıt sunmada yetersiz kalmasına rağmen sırf nörolojik kelimeleri süsleyerek sunmalarından dolayı kabul görmesi insan zihniyetinde sığlığı görmemi sağladı benim de. Bu tam da başarı, zeka ve çalışkanlık gibi üstün yetenekleri beyaz ırkına özgü saymaya çalışan sözde bilimsel araştırmalara benziyor. Bu cinsiyet ayrımı çalışmaları da erkekleri sayısal ve yönetimsel alanlarda üstün sayarak kadınları adeta iş alanından uzaklaştırarak kendilerine yer açma çabasıdır.
Matematik gibi sayısal alanlarda erkeklerin üstün olduğunu öngörmeyen ülkelerde kadın ve erkeklerin bu alanda eşit derecede başarılı olduğu görülürken tam tersi olan ülkelerde kadınlar başarısız olmuştur. Bunun sebebi size neyi başaramayacağınız söylendiğinde beyninizin bunu o şekilde kabullenmesidir. Etrafıma baktığımda ben de ailesinde her alan cesaretle yetiştirilen insanların nasıl cinsiyetten bağımsız roller benimseyebildiklerini görüyorum. Tüm dünya için de cinsiyet rolünden sıyrılabilen zihniyetler geliştirmesini diliyorum.