Bir Dinazorun Anıları
Bir Dinazorun Anılarını okumak, Mina Urgan'ın hayatından, Türkiye'nin neredeyse 100 yılına hem siyasi hem de edebi bir bakış atmayı sağlıyor. Henüz Cumhuriyet'in kuruluşunun ilk yıllarında doğması sebebiyle Türkiyenin içinde bulunduğu geçiş ve inkılaplar sürecini bulunduğu yüksek sosyete çevresinin de katkısı ile birebir yaşamış bir akademisyen Mina Urgan.
Kendisinin de edebiyata olan öz tutkusu ile birlikte edebi çevreye olan ailevi yakınlığının da katkısıyla birçok alanında ünlü sanatçı ile tanışma ve arkadaş olma fırsatı yakalamıştır. Kitabında öğretmeni Halide Edip, yakın arkadaşları Abidin Dino, Necip Fazıl ve Yahya Kemal, ney sesinine aşık Neyzen Tevfik, şair Sait Faik, ve erken yitirilen yazar Ahmet Haşim'e dair kişisel anılarına da yer vermiştir. Hikayeleri, şiirleri ve romanları ile büyüdüğümüz onca sanatçının günlük hayatına dair kısa hikayeler okumak Mina Urgan'ın anılarını topladığı bu kitaba olan yoğun ilgiyi açıklıyor bence. Fakat, yazarın özellikle de Atatürk henüz hayattayken yaşanan olaylara birebir tanıklık etmesi ve aile çevresi dolayısı ile Atatürk ile vakit geçirebilmesi anılarını okumaya ayrı bir zevk ve renk katmıştır. 1930'lu yıllarında Atatürk'ün devrimleri ve ona inanan insanların süregelen çabası ile gelen değişim ve toparlanma süreci de anılarla birleşerek çok yalın bir şekilde yansıtılmıştır.
Yazarın anılarını aktarmaya başlaması sırasında 80 yaşını aşmış olması da anılarına bakış açısını şekillendirmiştir sanırım. Mina Urgan, hayata mutlu ve umutlu gözlerle bakan, gençliğinden alacağını almış, pişmanlık yaşamamak için onurlu bir şekilde yaşamaya gayret göstermiş bir dinazordur. Dinazor olmaktan da her geçen gün sevdiklerini o malum yolculuğa yollamak olmasa çok memnundur. İnsana dair, hayata dair, yaşlılığa ve gençliğe dair görüşleri hala diridir.Kitapta aslında beni çok olumlu bir şekilde etkileyen diğer şey ise yazarın eğitimci kimliğinden ötürü kullandığı dilin oldukça sade ve anlaşılır olmasıdır. Anıları gayet organize bir şekilde şekillendirip okura sunmuştur. Buna ek olarak kitabın Türkiye'deki siyasal değişim ve işleyişe dair bir özet sunması, yazarın da sosyalizmin düşünsel olarak dürüst bir savunucu olması da kitaba karşı bir yakınlık duymamı elbette sağlamıştır. Keyifle ve bir çırpıda biten bir biyografi! Şimdi sırada dinazorun gezileri okumada!