Cevdet Bey ve Oğulları
Orhan Pamuk'un 1982 yılında yayımlanmış, Cevdet bey ve ailesinin, Osmanlı hükümdarlığından modern Türkiye Cumhuriyetine kadar süren 70 yıllık hikayesini 3 kuşak boyunca anlattığı roman Cevdet Bey ve Oğullarıdır.
30 yıl sonrasında Cevdet beyin karısı ve 3 çocuğu ile Nişantaşındaki evinde tam da hayalindeki hayatı kurmuş olduğunu görürüz. Cumhuriyet ilan edilmiştir ve artık Atatürk ilke ve inkılapları konuşulmaktadır. Burjuva yaşamı benimsemiş olan aile o dönem görece zengindir ve Cevdet beyin miras bıraktığı şirket oldukça başarılıdır. Bu dönemi, Cevdet beyin oğulları ve arkadaşları aracılığı ile okuyoruz. Refik, Osman, Ömer ve Muhittin, hepsi farklı karakterlerdir ve hayattaki amaçları ile yaşamı sorgulayış şekilleri farklıdır. Hepsi hayatlarında bir anlam ararlar. Başarılı olmaya ve kendini kanıtlamaya en az Cevdet bey kadar takıntılıdırlar. Bu dönem hikayede, Türkiyenin karşılaşmaya başladığı zorlukları ve bazı çürüme başlangıçlarını da görürüz. Romanın ikinci ana karakteri olan Refik, hayattaki amacını sorgulamaktan dengesini kaybeder ve kendini boş yaşamakla suçlamaktan geri alamaz. Kendini Türkiyenin gelişmesine adar fakat hiçbir zaman gerek bir adımı doğru düzgün bir şekilde atmaya ne cesareti yeter ne de enerjisi.
Cevdet beyin oğullarından en bohem olanı Refik'in oğlu Ahmet ile devam ediyor 3. kuşak. Yaklaşık 33 yıl sonra ile başlayan dönemde hem Türkiye hem de Cevdet bey ve ailesi birçok değişim geçirmiştir. Ahmet tüccar ailesinin aksine sanat eğitimi almış ve Ressam olmuştur. Türkiye çok partili dönemi yaşamaktadır ve darbe beklenmektedir.
Orhan Pamuk'a ilk şöhreti getiren Cevdet bey ve oğulları 3 dönemi kapsaması açısından Türkiye'nin gelişimine panoramik bir bakış sunmaktadır. O dönem İstanbuldaki modernleşme merakı ve çabası asında onları sürekli bir buhrana sürüklemektedir. Bir anda geçirilen değişimler insanların hayattaki amaçlarını sorgulamaya itmiştir. Özellikle maddi anlamda sıkıntıları da olmadığı için çalışma sorumlulukları olmadığı için kendilerini işe yarar katkılar yapmakta zorlanır bulurlar ve bu da kendilerini gereksiz görmelerine sebep olur. Bu sorgulamaları da Pamuk romanında çok net bir şekilde yansıtmayı başarmıştır. Sıkılmadan okunan çok akıcı bir hikaye. Pamuk tarzının temellerinin atıldığı roman olması bakımından da ilgiyle okudum.