Merhabalar, ben Kübra.
Kitapları ve kitap okumayı çok seviyorum. Kitaplar benim yol arkadaşlarım ve bazen de çıktığım yolculuklardır. Küçüklüğümden beri her türlü alanda kaliteli olduğuna inandığım kitapları okurum. Okuyup genelde de olumlu düşüncelere sahip olduğum kitaplar ile ilgili yorumlarımı mümkün olduğunca spoilera bulaşmadan yazıyorum. Yazma amacım okuduğum kitapları unutmamak iken bir taraftan da ne okusam diye düşünen arkadaşlarıma fikir olmaya evrildi. Kenara köşeye de ruha gıda kendi çektiğim fotoğrafları serpiştirdim, umarım keyif alırsınız.

Mutlu okumalar!

5 Aralık 2019 Perşembe

Günden Kalanlar

Günden Kalanlar

Kazuo Ishiguro'ya 2017 yılında Nobel edebiyat ödülünü getiren roman Günden Kalanlar. 

Günden Kalanlar, ikinci dünya savaşı öncesi İngilteresinde Lord Darlington malikanesinde baş uşak olarak görev yapan Stevens'ın kendisi ile bir dönem baş kahya görevini üstenlenmiş bayan Kenton'u ziyaret için çıktığı yolculuğu ve bu yolculuk esnasında hafızasında beliren anıları ve o anlara dair düşünceleri üzerine kurulmuş bir romandır. 

Stevens baş uşaklık görevinin kutsallığına inanmış ve kendisini tamamiyle görevine adamış bir insandır. Sorgulamadan görevlerini büyük bir aidiyet ve sorumlulukla yerine getirir. Kitapta da yer yer tartışılan ve olayların genellikle etrafında döndüğü "bir baş uşağın vakarlığı" üzerine kendini geliştirmiştir, ve kendisini çoğunlukla "vakar bir baş uşak" olarak nitelendirir. Vakar bir baş uşak nasıl olmalıdır? Vakar olmak aynı zamanda olaylara gösterilen duygusuzluk mudur? Peki bu vakarlığın sınırı nedir? Bu gibi soruları roman boyunca kendi kendisine sorar ve sözlük anlamından ziyade yaşanan bazı olaylar üzerinden anlatmaya çalışır. Fakat bu olaylar üzerinden okuyucunun çıkardığı dersler vakarlıktan ziyade bir görev adamının adanmışlığının oluşturduğu tavizlerin miktarıdır. Vakarlık uğruna kendisinden kaybettikleridir.

Stevens'in vakar olma yolunda sahip olduğu ciddi, kişiliksiz, sert, disiplinli ve hizmetkar uşak günün sonunda geriye dönüp baktığında geçmişiyle hesaplaşmaktan kendini alamaz. Kaçırmış olduğu günler geri gelmemektedir. Fakat vakar hizmetkarlık Stevens'in içerisine işlediğinden yaşadığı şeyi pişmanlık olarak nitelendirmek zordur, zira duyduğu özlemin farkında bile değildir. Hissiyatsızlığı ve bastırdığı duygular ile girdiği çukurun içerisinde kaybolmaktadır.

Günden Kalanlar'da konuşulmayan duyguları aynı Beni Asla Bırakma romanında olduğu gibi o kadar güzel anlatmış ki Ishiguro hikayenin sonunda Stevens'in yaşadığı yalnızlık, aile yaşamıda duyduğu özlem ve hislerini sevdiği kadına anlatamamanın hüznünü birebir anlıyorsunuz.