Edebiyatın Kısa Tarihi

Diğer özet kitaplarını okurken genel olarak bir doyumsuzluk hissi alıyordum, bu tür kitaplar hızlı hızlı olayları ya da insanları kronolojik bir sırayla anlatıp bu budur şuda şudur olarak geçip çok fazla kendi yorumlarını katmıyorlar diye düşünüyordum. Edebiyatın Kısa Tarihi beklentimi bu doğrultuda fazlasıyla aştı. Konu edebiyat olunca konuşulacak da çok fazla şey oluyor, buna destanlar, denemeler, şiirler, tiyatrolar, öyküler ve romanlar ve tabi ki yazarlar dahil.
Aslında, en iyi yazar ya da şair kimdir sorusunun binlerce cevabı vardır, çünkü herkesin ilgi alanı çeşitlidir, ve bu seçim belki de çoklu yapılmalıdır, en iyi kurgu yazarı kimdir gibi. Bu açıdan baktığımız zaman Edebiyatın Kısa Tarihi, adil ayırımlar yaparak bu seçimleri çeşitlendirebilmiş.
Kitabın içeriği de sadece türler içerisinde bölümlendirilmemiş, örneğin edebiyatta sansür bölümü ile dönemsel olarak yasaklanan kitap ve yazarlar ele alınmış ve bu sansürlerin sosyolojik olayları nasıl tetikledikleri anlatmış. Benim ilgimi çeken bir diğer bölüm ise, en çok satanlar ve para için yazılan kitaplar, ve edebiyat ödülleri eleştirileri.
Edebiyatın Kısa Tarihini diğer kısaltılmış tarih kitaplarından ayıran şey sanırım yazarları dönemsel değerlendirerek, yaşadıkları toplumlara olan katkıları ile birlikte kendilerinin de nasıl sosyolojik, siyasi, dini ve ekolojik ortamlardan etkilendiklerini akıcı bir dille anlatıyor olması. Eleştiriye açık olan kısmı ise genel olarak İngiltere tarihi ve yazarlarına öncelik vermiş olması, Avrupa ve Rusya'lı yazarlardan biraz bahsetmiş olsa da diğer kültürlerdeki önemli Edebiyat akımlarından, yazar ve şairlerinden hiç örnekler sunmaması.