Merhabalar, ben Kübra.
Kitapları ve kitap okumayı çok seviyorum. Kitaplar benim yol arkadaşlarım ve bazen de çıktığım yolculuklardır. Küçüklüğümden beri her türlü alanda kaliteli olduğuna inandığım kitapları okurum. Okuyup genelde de olumlu düşüncelere sahip olduğum kitaplar ile ilgili yorumlarımı mümkün olduğunca spoilera bulaşmadan yazıyorum. Yazma amacım okuduğum kitapları unutmamak iken bir taraftan da ne okusam diye düşünen arkadaşlarıma fikir olmaya evrildi. Kenara köşeye de ruha gıda kendi çektiğim fotoğrafları serpiştirdim, umarım keyif alırsınız.

Mutlu okumalar!

7 Ocak 2018 Pazar

Göğü Delen Adam

Göğü Delen Adam


Erich Scheurmann'in Samoa kabile resisi Tuiavii ile konuşmasını onun dilinden aktartığı roman, Göğü Delen Adam'ın hayatını kendi hayatlarına kıyaslamasını anlatıyor.

Papagali Samoa dilinde yabancı yani onlara göre beyaz adam demek. Samoa adasına ilk gelen beyaz, ufuktan bir yelkenli ile geliyor aynı göğü yırtmış gibi, yani burda beyaz yabancının dillerindeki anlamı göğü delen adam.

Papagali yerlilere "sözde" medediyet ışığını getirmiş, "kavga" etmesinler diye ellerinden "silahlarını-sopalarını" alarak sevgi erdemini aşılamış, buna karşılık ise sahip oldukları tek "şeye" yiyeceklerine göz dikmiştir.

Tuiavii bir dönem adadan ayrılıp Avrupaya gitmiş papagani hayatını yaşamış bir yerlidir, döndüğünde "kardeşlerine", yerlilere bu hayatın nasıl bir aldatmaca olduğunu, insanların nasıl kendi kurdukları hapishanelerde uydurdukları "şey" bağımlılıkları ile yaşadıklarını, hiç kavuşamadıkları zamanı kovalarken nasıl hayatlarını tükettiklerini ve bunları düşünürken nasıl hasta olduklarını, hiç yaşadıkları yerli düzeninden ayrılmamış insanlara kendi dillerinden, kendi anlayışları ile anlatmaya çalışır. Onları papagani vaatlerine karşı uyarır, medeniyet teknolojide değil huzurlu yaşamdadır.

Kitabın sonundaki biyografiden Erich'in bu kitabı yazarken Samoa'da bulunduğunu ve o dönem orada bazı yabancı misyonerlerin insanlar ile konuşmaya çalıştığını okudum. Bu konuşma bir kabile reisinin papagani karşısında yerlilerinin gözünü açma, bizim ise yaşadığımız gerçekliği sorgulama çagrısıdır.