Merhabalar, ben Kübra.
Kitapları ve kitap okumayı çok seviyorum. Kitaplar benim yol arkadaşlarım ve bazen de çıktığım yolculuklardır. Küçüklüğümden beri her türlü alanda kaliteli olduğuna inandığım kitapları okurum. Okuyup genelde de olumlu düşüncelere sahip olduğum kitaplar ile ilgili yorumlarımı mümkün olduğunca spoilera bulaşmadan yazıyorum. Yazma amacım okuduğum kitapları unutmamak iken bir taraftan da ne okusam diye düşünen arkadaşlarıma fikir olmaya evrildi. Kenara köşeye de ruha gıda kendi çektiğim fotoğrafları serpiştirdim, umarım keyif alırsınız.

Mutlu okumalar!

10 Şubat 2017 Cuma

korku

KORKU


Stefan Zweig’ın pek bilinmeyen hikayelerinden biri Korku.

Korku hayatı tamimiyle mükemmele yakın giden, - Zweig tabiri ile zengin kendisini seven bir kocası, bakıcısı ile birlikte iki küçük çocuğu olan- bir kadının olağan hayatından monotonluğundan sıkılıp hayatına heyecan katmak istemesi üzerine kocasını bir playboy ile aldatması ve sonrasında bu adamın eski sevgilisi tarafından tehdit edilmesini anlatıyor. Gelişen tehdit olayları çevresinde kadının yaşadığı yakalanma korkusu ve endişesi ise kitabın odağı. Zweig’ın ise temelde anlatmaya çalıştığı şey alınacak ise şu ceza karşısında yaşanan korku zaten cezanın kendisinden büyüktür olgusu.

Zengin kadın, monoton hayat, ve aldatmak çerçevesinde baktığınız zaman hikayeyi Paul Coelho'dan Aldatmak’a benzetmek mümkün.


Korku, kısa, akıcı ve oldukça net bir Zweig romanı, keşke bu eserlerini toparlasalar da birlikte okuyabilsek…

2 Şubat 2017 Perşembe

Kör baykuş

Kör Baykuş


Sadegh Hedayat (Sadık Hidayet) Modern İran Edebiyatının kurucusu olarak bilinen bir yazar. Kendisinin de en meşhur yapıtı olan Kör Baykuş’u bir arkadaşımın Goodreads (kitapseverlerin buluşma noktası da diyebiliriz bu site için) değerlendirmesi ile fark edip okuma zevkine kavuştum. 

Sadık Hidayet için sıra dışı öykülerin başyazarı denilmiş, herhalde kimse onun kadar hakkedemez bu tanımlamayı. Kör Baykuş umulmadık yanılsamalar ile zenginleştirilmiş bir öykü içerisinde öykü aslında, kurgu içinde kurgu, nedir gerçek belirsiz. Sonu ve sonucu yok. Yazarın kafasında geçen düşüncelerin düşlerdeki hareketleri. Bana sorarsanız Kör Baykuş yazarın kendisi tamimiyle kör olduğu ise o ince siyah tül elbiseli kadına olan tutkusu. Tutku bir siyah bir beyaz olarak görünmeli, iki taraflı ya masum ya şeytan.


İşte böyle Kör Baykuş insanın kafasını halden hale sokuyor, aynı öyküdeki sıkıntılı aşk gibi..