Merhabalar, ben Kübra.
Kitapları ve kitap okumayı çok seviyorum. Kitaplar benim yol arkadaşlarım ve bazen de çıktığım yolculuklardır. Küçüklüğümden beri her türlü alanda kaliteli olduğuna inandığım kitapları okurum. Okuyup genelde de olumlu düşüncelere sahip olduğum kitaplar ile ilgili yorumlarımı mümkün olduğunca spoilera bulaşmadan yazıyorum. Yazma amacım okuduğum kitapları unutmamak iken bir taraftan da ne okusam diye düşünen arkadaşlarıma fikir olmaya evrildi. Kenara köşeye de ruha gıda kendi çektiğim fotoğrafları serpiştirdim, umarım keyif alırsınız.

Mutlu okumalar!

23 Ağustos 2016 Salı

Mülksüzler

Mülksüzler (Dispossesed)


Fantastik bilim kurgusu okumalarına devam ediyorum. Zaten bu tür kitapların birisinden giriş yapınca tutkunu olunuyormuş devamı da çorap söküğü gibi geliyormuş J Mülksüzler Ursula K. Le Guin’in en çok bilinen bilimkurgu türündeki eserlerinden.

Mülksüzler’de Le Guin iki farklı gezegen (Urras ve Anarres)  üzerinden, birbirinden farklı yönetim anlayışına sahip iki halkın sosyolojisini gözler önüne sermiş. Anarres 150 yıl önce Urras gezegeninden ayrılmış ve “ay”a yerleşmiş anarşist ve özgürlükçü bir halkın yaşadığı gezegenin ismi. Anarres Urras’a göre kurak bir gezegen, insanlar taşınırken hayvan getirilmemiş, dolayısıyla et yemiyorlar. Gezegen az yağmur aldığı için tarım yapmak zor ve ayrıldıkları gezegene oranla teknolojik gerilikleri var. Buna karşılık komin bir düzen var, para kullanılmıyor, eşyalar ortak ve sahipsiz, erkekler ve kadınlar sadelikten yana. Sahipliğin her çeşidi kötü ve ayıp karşılanıyor buna çocuklar da dâhil. Herkes eşit şartlara sahip, devlet düzeni yok. Bütün bunlara karşılık Urras gezegeni ise kapital bir düzene sahip. Teknoloji son derece ileride ve ekolojik olarak bir çeşitlilik ve bolluk var. İnsanlar sürekli bir şeyleri almaya-alışveriş yapmaya yönlendiriliyor. Fakat halk sınıflara bölünmüş durumda ve zengin olan üst tabakanın dışındaki insanlar son derece fakir bir hayata mahkûm. Kadınlar sosyal bir değere sahip değiller iş alanlarında görülmeleri yada “bilgi” gerektiren işleri yapmaları uygun görülmediği gibi neredeyse saçma bulunuyor, kadınların erkeklerden tabiri caiz ise salak olduğu düşünülüyor..

Mülksüzler fantezi kitapları dizileri içerisinde ikircikli ütopya adıyla geçiyor. Bunun anlamını kitabı özümserken daha iyi anlıyorsunuz. Anarres gezegeni her ne kadar ideal yönetim tarzına sahipmiş gibi görünse de (insanlar eşit!) aslında bir üst aklın yönetimine ve sosyal olarak baskısına maruz kalıyor ve halk hiçbir zaman asıl özgürlüğe sahip olamıyor. Bunu başkarakterin düzenli olarak kendinin ve halkın ne kadar anarşist olduğunu (var olan düzeni sorgulama güdüsü) merak etmesinden anlayabiliriz aslında. Oturmuş düzenler yıkılamaz kurallar halini aldıklarında tehlikeli oluyorlar, çünkü bunları sorgulayacak akıl toplum belleği tarafından engellenir. Urras ise daimi distopyayı göstermesi beklenirken, diğer kötülem ütopyalarında olduğu gibi var olan toplumun son derece mutlu olması yaşadıkları hayatı sorgulamaması durumu aslında insana mutluluk beklentisini sorgulatıyor.

Kitap üzerine yazılacak ve düşünülecek çok fazla şey var aslında, fakat ben bunu Le Guin’in diğer eserlerine saklamak istiyorum J